19.6.17

YOLUN SONUNDAKİ OKYANUS - NEIL GAIMAN





“Gerçeklik dediğim şey, içi korkunç kabuslar ve felaketlerle dolu kasvetli bir doğum günü pastasının üstündeki ince krema tabakasıydı.”

Herkese Merhaba!

Uzun zamandır bir şeyler yazamadım çünkü kitaplara vakit ayırmadığım bir dönemdeydim. Şimdi yazın açılışını Yolun Sonundaki Okyanus ile yapmak istiyorum. Aslında Neil Gaiman’dan ilk kitabım çok küçükken bayılarak okuduğum Koralin ve Gizli Dünyaydı. Yazarın son zamanlardaki popüleritesinden dolayı kitaplarına şans vermek istedim ama bunun yanında Amerikan Tanrıları yazarın aşırı merak ettiğim bir kitabıydı zaten. Bir gün onu da okurum diye düşünüyorum. Yolun Sonundaki Okyanus ile başlama sebebimi tam bilmiyorum ama isminin ve kapağındaki mavilerin verdiği huzur kesinlikle kitabı elime almama neden olan faktörlerden.

11.3.17

ÖLMEK İÇİN ON ÜÇ SEBEP - JAY ASHER




Merhabaa!

Ölmek İçin On Üç Sebep okuyacağımı hiç düşünmediğim kitaplardandı nedensizce. Bir ay önce Netflix’in kitabın dizisini yapacağını öğrenince Netflix’in bir bildiği vardır diyip kitabı okumaya karar verdim. Konusunu okuyunca size dizilik bir kitap geldi mi bilmem ama bence tam öyle bir kitap. Netflix dizilerini de genelde beğendiğim için ve kitabın tamamını okuduğum için şu an dizisinden çok ümitliyim açıkçası.

10.3.17

ANTABUS - SERAY ŞAHİNER




“Seyirciler hep olur. Önceleri utanırdım. “El aleme rezil oluyoruz” diye. Asıl el alem bana rezil oluyor… Görüp de görmeyerek. Madem beni yok sayıyorsunuz, ben de sizi yok sayıyorum…”

Merhabaa!

Antabus’u yılbaşında ablama hediye olarak çok severek almıştım. Kesin okuyacağım gözüyle baktığım bir kitaptı ama ne zaman okurum hiç bilmiyordum. Arkadaşım oyununa gidip çok etkilendiğini çok beğendiğini söyleyince okuyayım dedim ve başladım.

Çok kısa bir kitap, bir çırpıda bitiyor fakat size hissettirdiklerini o kadar çabuk içinizden atamıyorsunuz işte. Seray Şahiner o kadar güzel anlatmış ki bir kadının sömürülmesini, eziyet görmesini, küçük biri gibi davranılmasını.